Ramazan ve bayram telaşından sonra canım kardeşim Zuhal'imi yine görevli olarak beş yıllığına Fransa'ya yolculadık.Tam on yıl önce de gitmişti yine; beş yıl kalmıştı oralarda. Döndüğünde adeta bayram etmiş artık bir daha gitmez diye düşünmüştük. Ama onun özgür ve maceracı ruhu bir yerlerde uzun süre kalmasına izin vermiyordu. Önceleri gitmesi konusuna pek itiraz etmemiştik ama gitme zamanı yaklaştıkca hepimizi ayrılık hüznü kapladı. On sene önceye göre yaşlandığımdan mıdır nedir bu sefer ayrılık çok daha zor geldi. Böylesine heyecan ve hüzün dolu günlerde canım hiçbir şey yapmak istemedi, sadece onun sevdiği yemekleri yapıp onunla olan birlikteliğimizin tadını çıkarmaya çalıştık.
Özlemimizi gidermese de; onun oralarda iyi olduğunu bilmek, sımsıcak dostluklarla karşılandığını duymak en büyük teselli bizler için. Sağlıklı ve mutlu ol güzel kardeşim.
Geçen seneye kadar bizlerin tarhanasını hep annem yapardı. İlk kez geçen sene tek başıma yapmış ve o kadar da zor olmadığını görmüştüm. Bu sene annemle birlikte yaptık.Sizlerle de paylaşayım diye düşündüğüm için ölçüleri not aldım.
Tijen'in yaptığından farklı olarak bizim tarhananın içinde irmik ve göce bulunuyor. Son yıllara kadar yaptığı enfes tarhanalarından bizlere de veren büyük teyzemin tarifi bu.
1) 1 kg. kuru soğan
2) 1,5 kg. domates
3) 1,3 kg. kırmızı biber
4) 0,5 kg. haşlanmış nohut
5) 1 kg. göce (buğday kırığı)
6) 0,5 kg. irmik
7) 250 gr. eski tarhana (maya için)
8) 1,4 kg. süzme yoğurt
9) 3kg. + 750 gr. un
10) 75 gr. tuz
Yapılışı
1) Soğan, domates ve çekirdeklerinden ayıklanmış kırmızı biberler irice doğranır. Tencereye konup kaynamaya bırakılarak sebzelerin suyunun biraz çekmesi sağlanır.
2) Haşlanmış olan sebzelere nohut konur, karıştırılır ve rondodan geçirilir. Henüz sıcakken içine göce ve irmik ilave edilerek bunların kabarması için beklenir. (Göce tarhananın daha özlü ve lezzetli olmasını sağlıyormuş)
3) Ilınan malzemelerin içine bu kez de eski tarhana, tuz ve süzme yoğurt eklenip yoğurulur.
4) Son olarak unun üç kg. ı azar azar eklenerek bir yandan da yoğurulur.
5) Hamurun kıvamı sertçe olmalıdır. Eğer hamurunuz (çektirdiğiniz suya bağlı olarak değişebilir)
cıvıksa biraz daha un ekleyebilirsiniz.
Aşağıda gördüğünüz fotoğraf un katılmadan önceki hali.
8) Bu kabarma sürecini kontrol etmeniz gerekir. Eğer zamanında yakalayamazsanız kaptan taşma ihtimali çok fazla. Biz ilk üç gün sardık ama ondan sonra üzerini sadece temiz bir örtü ile kapattık. Çünkü artık o nefis ekşi kokular gelmeye başlamıştı. Bu şekilde bir hafta kabaran tarhana artık eskisi gibi çok kabarmıyordu. Bu kabarma aşamalarında azar azar kullandığımız unu tarttığımda 750 gr. daha un kullandığımızı gördüm.

9) Geçen yılki tecrübeme dayanarak ben altı veya yedinci gün bezlere yayma düşüncesindeydim ama teyzemin "tarhana 1 haftada ekşir sonraki bir haftada da tatlanır" ısrarlarına yenik düşüp, 11. gün artık dayanamayıp yaydım.
9) Geçen yılki tecrübeme dayanarak ben altı veya yedinci gün bezlere yayma düşüncesindeydim ama teyzemin "tarhana 1 haftada ekşir sonraki bir haftada da tatlanır" ısrarlarına yenik düşüp, 11. gün artık dayanamayıp yaydım.
Maalesef bu aşamada fotoğraf çekmeyi unutmuşum. Ama temiz büyük bir bez üzerine hafifçe un serpilir ve tarhanadan koparılan parçalar elle yassıltılarak serilir.
10) Parçalar sık sık alt üst edilip kurutulur. Biraz kuruduklarında daha küçük parçalara bölünüp daha hızlı kurutma sağlanır. Elle ufalanabilecek kıvama geldiğinde ki; bu havanın sıcaklık ve nemine göre değişir, 9-10 saat sonra elekten geçirilecek kıvama gelir. Miktar çok fazla olduğu için biz bu aşamada robottan faydalandık. Önce robottan geçirip sonra da ince süzgeçlerden geçirdik.
Temiz örtülere yayılıp güneş almayan yerde kurumaya bırakılır. Güneş görüğü zaman tarhananın rengi solacağı için ortamın güneşsiz, havadar ve kuru olmasında fayda var. Bakalım bizim tarhana kaç günde kuruyacak. Yer gök tarhana oldu bu ara. Ben geçen yıl işi garantiye almak için kaldırmadan önce tepsilere koyup düşük ısıda çok az fırına sürmüştüm. Şu an yağan yağmura bakılırsa bu sene de öyle olacağa benziyor.
Tarhana lezzetinde, sımsıcak evlerde afiyetle içmeniz dileklerime...





