25 Ekim 2011 Salı

BOL EKŞİLİ NARLI DOLMA

Bu iletiyi geçen hafta yazmaya başlamıştım. Amacım ülkemizin son zamanlarda yaşadığı acıları paylaşmaktı. Kaç kez yazdığımı hatırlamıyorum ama bir türlü yayınlamayı başaramadım. Bloggerdaki yeni düzenlemeler konusunu henüz çözemediğim için, o zamandan beri yazıyı yayınlamaya çalışsam da nafileydi. Sağolsun pek çok bloğu düzenlemede başarılı ve güzel
çalışmalar yapan Begüm (Pembe Rehber) imdadıma yetişti de şimdi yazabiliyorum. Begümcüğüm sadece yardım etmekle kalmadı uzun zamandan beri yapmayı düşündüğüm yeni sayfa düzenimi de gerçekleştirdi. Kendisine bir kez de burdan çok teşekkür ediyorum. Sağolasın Begümcüğüm.
Sanki deprem ülkesi değilmişiz gibi davranılıp; çarpık yapılaşmalar, rant uğruna yapılan çürük ve denetimsiz binalar sonucunda yüzlerce cana, özellikle de öğretmen ve öğrencilerimizin canına malolan deprem. Ve sonrasında da yaşanılan kaos ortamı...
Acılar, üzüntüler, çaresizlik ve isyan. Son günlerde karmakarışık duygular içindeyiz hepimiz.
Tek tesellimiz ise yek bir vücut olup yaraları sarmaya çalışan halkımız.
Ne zaman ders alacağız yaşadıklarımızdan?
Şehitlerimize ve depremde hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına sabır ve metanet diliyor bu tür acıları bir kez daha yaşamamazı diliyorum.
Bu yemeği seçmemdeki sebep ise doğuya özgü bol ekşili bir yemek olmasıydı. Bitlisli olan rahmetli babaanneciğim mutlaka sumak ekşisi kullanarak yapardı dolmaları.Sebzelerin taze veya kurutulmuş olması hiç farketmezdi. Epey önce aldığım narlar çok ekşi çıkınca ben de bu şekilde değerlendirmek istedim. Tarif vermeyeceğim. Bildiğiniz kıymalı patlıcan ve biber dolması. Tek farkı bu ekşi narların sularını sıkıp biraz da sumak ekşisi ilavesiyle pişirdim. Narların ekşisi dolmaya ayrı bir lezzet katmıştı. Sizlerin de yiyemediğiniz ekşi narlar varsa bu şekilde değerlendirebilirsiniz. Hele ki aranızda ekşi lezzetleri sevenler varsa çok beğeneceğinizi umuyorum.
Afiyet olsun...

12 Ekim 2011 Çarşamba

TAVUKLU BOSTAN PATLICANI

Blogger'ın yeni sistemine halen alışamadım. İletiyi yazıp kaydedebilmek için saatlerdir uğraşıyorum. Umarım enerjim tükenmeden yayınlamayı başarırım.
Geçtiğimiz hafta sevgili Narincenin bloğunda "patlıcana övgü" başlığı altında patlıcanlı yemeklerle ilgili tariflerimizi yayınlamamızı rica ettiği iletiyi görünce, geçenlerde yaptığım bu tarifle katılmayı düşünmüştüm. Ancak yayınlamayı bir türlü beceremediğim için etkinliği kaçırsam da sayfamda bulunsun diye yazmak istedim.
Bu alacalı pembe patlıcanları Bodrum dönüşünde Milas'taki Selimiye köylü pazarından almıştım.
Ne yapacağıma karar verene kadar dolapta uzun süre bekleseler de tazeliklerini halen daha korumuşlardı. Etli ve lezzetli oluşları yemekte de farkını göstermiş, patlıcanın yağla olan aşkını bilmeme rağmen çok çok az yağ kullandığım halde leziz bir yemeğe dönüşmüştü.
Malzemeler
1) 1,5 kg. bostan patlıcanı
2) 2 çorba kaşığı sızma zeytinyağı
3) 1 bütün tavuk göğsü+2 adet but (patlıcanın miktarına göre bu miktarlarda değişiklik olabilir)
4) 10-15 adet kültür mantarı
5) 1 tatlı kaşığı kekik
Beşamel sos için
1) 2 çorba kaşığı un (çok tepeleme olmayacak şekilde)
2) 1 su bardağı yağlı tavuk suyu
3) 2 su bardağı süt
4) 1/2 çay kaşığı hint cevizi
5) Tuz, karabiber
6) Yetecek miktarda kaşar peyniri


1) Yıkandıktan sonra ikiye kesilen patlıcanların kesilmiş olan yüzleri fırça yardımıyla 2 kaşık yağla yağlanır ve üzerlerine tuz ve karabiber serpildikten sonra fırının ızgarasında kızartılır. Kızaran yüzleri ters çevrilir diğer yüzleri de hafif kızartılır ve fırın kabına alınır.

2) Temizlenmiş olan tavuk etleri, 1 tatlı kaşığı tuz ve tane karabiber, üzerine çıkacak kadar suyla birlikte bir tencereye konur ve haşlanır.

3)Haşlanan tavuk etleri kemiklerinden ayrıldıktan sonra kuşbaşı büyüklüğünde doğranır ve yine temizlendikten sonra doğranmış olan mantarlarla karıştırılır.

4) Beşamel sos için küçük bir tencereye un konur ve yağsız olarak orta ateşte un kavrulur. (Özellikle yağ koymadım çünkü yemeğe lezzet verecek olan tavuk suyundaki yağın yeterli geleceğini düşündüm). Kavrulan una önce tavuk suyunu ardından da sütü ekleyip karıştırarak beşamel sosu pişirilir. Kaynamaya başladıktan bir dakika sonra ocağı kapatıp 1 çay kaşığı tuz ve hint cevizi eklenip karıştırılır.

5) Beşamel sos tavuklu malzemenin üzerine dökülür ve harmanlanır.

6) Soğumuş olan patlıcanların orta kısımları çatal yardımıyla biraz açılarak boşluğa tavuklu malzemeden doldurulur.


7) 190 dereceli fırında yaklaşık 20-25 dakika kadar pişirilir. Pişme işinin sonuna doğru dilimlenmiş olan kaşar peynirleri üzerine konur ve tekrar fırına sürülür. Ben peynirlerin kızarmasını beklemedim. Çok kısa bir süre sonra fırını kapatıp servis yaptım.

Yanındaki köy biberlerini de yine Selimiye pazarından almıştım.Yemeğin yanında garnitür olsun diye onların da içlerini yine baharat ve bir diş sarımsakla karıştırdığım kaşar loru ile doldurup patlıcanların yanında fırınlamıştım.

Çok çok az yağ kullanarak yaptığım bu yemek lezzetli ancak diyet tarifler arasında yer alabilecek kadar da hafif bir yemek olmuştu.

Ağız tadınızın eksik olmadığı afiyetli günlere...

2 Ekim 2011 Pazar

KAVUN TATLISI

Sonlarına yaklaşmış olsak da bence en bol ve lezzetli olduğu anlarını yaşıyoruz ülkemizin güzel kavunlarının. Yazın sıcak günlerinde soğuk soğuk yemek, hele ki yanında bir de beyaz peynir olması tercihimin ilkleri arasında yer alır aslında. Ama böyle bir tatlıya dönüşüp evdekilere yaptığım sürpriz de hoş oldu doğrusu. Tadına baktırmadan fikir yürütmelerini istediğimde limonlu pelteye benzetenler çoktu.
Yapmadan önce ya güzel olmazsa endişesiyle, kavunu çok seven annemin ve misafirimiz olan kuzenimin kızı Elif'in, ki; o da aynı şiddette sever kavunu "telef etmişsin canım kavunu" demelerinden çekinerek, karşı konulmaz bir istekle mutfağa girdim. Tatlıyı yaptığım kavun Kırkağaç kavunuydu. Belki daha kokulu bir kavun olsaydı aromasını daha çok verecek ve lezzeti daha artacaktı ama sonuç beni üzmedi. Çok beğendiler. Çok hoş, hafif ve güzel bir aromasının olduğunu söyleyerek yediler.
Tarif, farklı tatları bir araya getirip müthiş lezzetler yaratmayı bilen, takı, giysi ve aksesuar tasarımlarıyla dünya çapında bir üne kavuşmuş olan sayın Gönül Paksoy'a ait.
Yapmak isterseniz daha kokulu bir kavunu tercih etmenizi öneririm.
Malzemeler
1) 1 adet kavun (yaklaşık 1 kg)
2) 8 yemek kaşığı nişsata (50 gr)
3) 1 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi
4) 1 su bardağı su
5) 12 yemek kaşığı şeker (180 gr)
Yapılışı
Kavunu yıkadıktan sonra ikiye kesip (benim kullandığım kavun oldukça büyük olduğu için 1 kg.lık bir parça kesip onunla yaptım) bir kavun kaşığı (parizyen kaşık) ile 10-15 adet kavun topu çıkarın. Kullandığınız kavunun kabuğunu soyduktan sonra robotta veya el blendırında ezin. Kavun püresine su ilave ederek 1 litreye tamamlayın. Üzerine nişastayı ekleyin, iyice karıştırıp pişirme kabına alın ve orta ısıdaki ateşte sürekli karıştırarak katılaşıncaya kadar pişirin. Şekeri ekleyip 2-3 dakika daha pişirin ve ince rendelenmiş limon kabuğunu da ekleyip karıştırın. Servis kaselerinin 3/4 ünü dolduracak kadar dökün ve kavun toplarını üzerine koyun. Kalan kısmını da servis kaselerinin üzerine boşaltıp soğumalarını sağlayın. En az 3-4 saat buzdolabında dinlendirip ikram edin.

Bundan sonra özellikle sıcak yaz akşamlarının vazgeçilmez tatlısı olacağını düşündüğüm bu hafif tatlıyı biz sevdik. Umarım sizler de beğenirsiniz.

Hepinize afiyet olsun...

Yönetici Giriş Paneli


Special design for Işıl'ca Tatlar by GeCe