
İzin diyorum, evet. Her ne kadar gideceğim yerde beni başka türlü bir ev, başka türlü bir dünya ve sınavları, stresi olan aç, susuz bir çocuğum beklese de... Benim için izin gibi olacak Strasbourg'da okuyan oğlumu ziyarete gitmek. Yeni bir ülke, yeni bir şehirde olacağım mayıs sonuna kadar. Bu süre içinde, hem bu şehri keşfetmek hem de oğlumu ve Fransa'da öğretmenlik yapan kardeşimi doyasıya görmek istiyorum.

Evdeki "çocuklar" ı kendi hallerine bırakıyorum. Çocuk dediğime bakmayın. Biri emekli, diğeri öğretmen iki insan. Bu iznin en doğal hakkım olduğunu düşünerek topladım bavullarımı. İşin bu kısmı hayli zor oldu. Oğlumun ihtiyaçlarını, istediği yiyecekleri koyarken kızımın espirilerine maruz kalmak da cabası... Yarın sabah erkenden havaalanındayım.
Yapabilir miyim, bilemiyorum. Eğer bir yolunu bulabilirsem farklı manzaralar ve güzel anılarımı bloğumda paylaşmaya çalışacağım oradayken. İmkanım olmazsa, üzülerek beni beklemenizi rica edeceğim.





