29 Nisan 2010 Perşembe

SOUPE AUX OIGNONS (SOĞAN ÇORBASI)


Geçenlerde oğlum, "Anne sen hiç soğan çorbası yapmıyorsun." deyince çok şaşırdım. (Çünkü kendisi yemeğin içine incecik doğradığım soğanları bile tabağının kenarına ayırmaya çalışır). "Hayrola oğlum? Sen soğan sevmezsin ki!" dediğimde de; Fransa'da içtiğini ve çok beğendiği yanıtını almak, beni sevindirdiyse de "Oğlum senin soğan yemen için fiyatının 5 liralara çıkması gerekiyormuş demek ki..." demeden de duramadım. Hak etti ama değil mi? Adam züğürtleyince canı keklik eti istermiş, bizimki de öyle oldu biraz. Neyse yesin de değil beş lira elli de olsa yaparız ne yapalım deyip orijinali olsun diye araştırmalara girdim.
Ustaların ustası olan Türkiye'de ve dünyada pek çok büyük lokantalarda baş aşcı olarak görev yapan ve Fransız mutfağının da en güzel yemeklerini, yazdığı kitaplarla bize kazandıran Bolulu Necip Usta'nın "Fransız Mutfak Sanatı Sofra ve Servis Bilgileri" kitabındaki (1971 yılında yazılmış) bu tarifi uyguladım. Bunları yazmamdaki sebep Necip Usta'yı yad etmenin yanı sıra, Yasemin Mutfakta'nın Oku, pişir, yorumla (Yemek kitaplarını hayata geçirme projesi ) nde bir parça da benim tuzum olsun diye. Yasemin'e bu güzel etkinlik için teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyorum.Yorum kısmını en sona bırakarak tarife geçeyim.
Malzemeler
1) 8 adet orta boy soğan (1 kg.)
2) 3 çorba kaşığı tepeleme margarin (Ben daha az miktarda tereyağ ve zeytinyağ karışımı kullandım)
3) 1 çorba kaşığı tepeleme un
4) 10 su bardağı et suyu (ben yarı yarıya et suyu ve su kullandım)
5) 8 kaşık rendelenmiş gravyer peyniri (Ben eski kaşar peyniri kullandım)
6) 8 dilim kızarmış ekmek
7) Baharat torbası için 10 tane karabiber, 6 dal maydanoz, 1 çay kaşığı kekik, 3 diş karanfil)
Yapılışı
1) Soğanları temizleyip piyaz doğrayınız. Tencereye yağı koyup eriterek soğanları ilave ediniz. Orta ateşte karıştırarak yakmadan dört beş dakika kavurunuz.
2) Unu ilave edip, bir iki kere karıştırarak tuzunu, et suyunu ve baharat torbasını ilave edip ağır ağır kaynatarak otuz dakika pişirin. Ateşten alıp, baharat torbasını çıkarıp atınız.
3) Çorbayı sıcak olarak arzu ettiğiniz zaman kaselere, varsa birer kişilik güveçlere doldurup üzerlerine birer dilim kızartılmış ekmek ve birer çorba kaşığı gravyer peyniri serpip fırına sürüp bir dakika kızartıp servis ediniz.
Yorumlar kısmına gelince; oğlum ve eşimden tam not aldı. Hatta Fransa'da içtikleri çorbadan daha güzel olduğunu söylediler. Ben ve kızım, soğanın kavrulup hafif karamelimsi olması neticesinde biraz tatlımsı bulduk. Bir de karanfil kokusu çok baskındı. Belki bir tane karanfil koysaymışım daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
Pişmiş soğan lezzetini seviyorsanız bu çorbayı da beğeneceğinizi umuyorum.
Not: Çocuklarınıza yediremediğiniz yemekler varsa verin tabağı komşu teyzelere bakın onlar nasıl afiyetle yiyecekler.

24 Nisan 2010 Cumartesi

MUTLU YILLAR OĞLUM

Canım oğlum,

Planlarımızda, hesaplarımızda hiç yer almıyorken dünyaya gelmekteki kararlılığın ve gösterdiğin dirençle 18 yıl önce sürpriz bir şekilde aramıza katıldın. Her bebek aile için yaşama sevincidir, mutluluktur, neşedir. Ama senin gelişin benim için bir mucizeydi. Güzelliğin, sevimliliğin ve cana yakınlılığınla daha ilk günden hepimizi kendine aşık ettin.

Şimdi geriye dönüp baktığımda sensiz ve ablansız yaşamımızın pek de anlamlı olmayacağını düşünüp varlığınızdan ötürü büyük mutluluk duyduk ve duyuyoruz. İyi ki doğmuşsun, iyi ki oğlum olmuşsun oğlum.

Artık büyüdün. Senin için çok önemli olduğunu düşündüğün 18 yaşını bitiriyorsun. Bir yandan gelecek kaygısı ve iyi bir eğitim yaparak, başarıyı yakalama ve mutlu olma isteği, hayatını iyi, güzel ve anlamlı bir biçimde değerlendirme hedefiyle dolusun, biliyorum.

Bu dileklerine kavuşacağına olan güven ve inancım hiç eksilmedi.

Yaşamı dolu dolu, bütün güzellikleriyle yaşayabileceğin, sevdiğin ve sevileceğin, yarınlardan umudunun hiç eksilmeyeceği; sağlıklı, mutlu, neşeli bir ömrün olsun yakışıklı oğlum...



Evet, yukarıda yazdığım küçük nottan da anlayacağınız üzere bugün oğlumun 18. doğum günüydü. Aile arasında yediğimiz güzel bir yemekten sonra onun için yaptığım bu pasta ile küçük bir kutlama yaptık.




Pastasını fıstık krokan ve çikolatalı olarak hazırladım. Üzerini ise İsviçre merengi ile kaplayıp pürmüzle alazladım.


Tarif hepinizin bildiği klasik birkaç temelden oluşuyor.
Kabartma tozuyla yapılan sünger keke göre daha tok bir yapıya sahip olan kakaolu pandispanya için Cafe Fernando (Cenk)'in cenuaz (genois) kek tarifini kullandım. Dikdörtgen bir pasta yapmak istediğimden bu iş için ayarlanabilir çemberi 20x25 cm. ölçülerine getirip yağlı kağıt serdiğim tepsiye yerleştirdim. Sevgili Cenk en ince ayrıntılarına kadar anlattığından ben sadece malzeme ve ölçülerini vermekle yetineyim. Detayları için Cafe Fernando'yu ziyaret etmenizi öneririm.
Bu ölçülerdeki pandispanya için malzemeler
1) 90 gr. un
2)90 gr. kakao
3) 6 adet yumurta
4) 200gr. şeker
5) 100 gr. tereyağ
6) 1 adet vanilya çubuğu tanecikleri

Krema malzemeleri
1) 350 gr. bitter kuvertür çikolata
2) 450 gr. krema
Kremayı bir sahana alıp kaynama noktasına gelince ocağı kapatın ve içine küçük parçalara bölünmüş olan çikolatayı ekleyip hızlıca karıştırarak erimesini sağlayın ve oda ısısına gelene kadar bekletin. Soğuyan kremanızı birkaç dakika mikserle kuvvetlice çırpıp bekletin.

Pandispanyaları ıslatmak için karamelli şurup
1) 2/3 cup şeker
2) 1/2 cup sıcak su
3) 5-6 çorba kaşığı süt
Şekeri teflon bir tavaya koyup orta ısıdaki ateşte hiç karıştırmadan eritip karamelleşmesini sağlayın. Karamelleşen şekerle elinizi yakmamaya dikkat ederek (su ilave ettiğinizde sıçrayan şeker elinizi yakabilir) sıcak suyu ilave edin ve bir iki dakika kaynattıktan sonra ılınmaya bırakın. Karamelinizden 3-4 kaşık bir kaseye alıp içine 5-6 kaşık süt ekleyip hazır halde bekletin.
Süt katılmamış olan karamelinizi cam bir kavanozda uzun süre saklayıp başka projelerde kullanabilirsiniz.

Fıstık Krokan için
1) 200 gr. antep fıstığı
2) 2/3 bardak toz şeker.
Şekeri teflon bir tavaya alıp orta ateşte ara sıra kontrol ederek hiç karıştırmadan karamelleşmesi için ısıtmaya başlayın. Şeker eriyip karamel olmaya başladığı an içine iç antep fıstıklarını ekleyip bir iki karıştırıp hemen yağ sürülmüş bir tepsiye boşaltın. Bekleyen karamel çabuk sertleşeceği için bu işlemi yapmakta acele edin. Tepsiye döktüğünüz krokan soğuduktan sonra ister elinizle ister merdane yardımıyla ufak parçalara ayırın.

İsviçre Merengi için malzemeler
1) 1 cup yumurta akı (evdeki yumurtalar çok büyük olduğu için 5 tanesi bir cup geldi.)
2) 2 cup (400 gr.) toz şeker
3) Bir fiske tuz
Çırpma kabınızdan biraz daha küçük bir tencereye 2 parmak yüksekliğinde su koyup kaynamaya bırakarak bir benmari düzeneği hazırlayın. Yumurta akları çırpıldıkça çok fazla hacim kazanacağından büyükçe bir cam kaba yumurta aklarını, tuzu ve şekeri ekleyerek tencerenin üzerine oturtup mikserle kuvvetlice çırpmaya başlayın. 5 dakika kadar çırptıktan sonra parmaklarınızın arasına bir miktar merengden alıp içindeki şekerin tamamen erimiş olduğundan emin olun. Şeker tamamen erimiş ve yumurta akları 3-4 katı hacime ulaşmışsa kabınızı ocaktan alın ve yine bu kez de oda ısısına gelene kadar 10 dakika çırpın. Parlak bir yapıya kavuşmuş ve oda ısısına gelmiş olan merenginiz kullanılmaya hazırdır.
Sıra pastanın katlarının oluşturulmasına geldi.

Soğumuş olan pandispanyayı keskin ve tırtırlı bir bıçak yardımıyla üç tabaka halinde kesin ve patlardan birini servis tabağınıza koyun. Üzerine fırça yardımıyla karamelli şurubu sürüp nemlenmesini sağlayın. Kremanın 1/3 kadarını pandispanya patının üzerine koyup spatula yardımıyla yayın. Üzerine fıstık krokanların yarısını serpiştirin ve ikinci pandispanya patını üzerine koyun. Aynı işlemleri ikinci kat için de yapıp son pandispanya patınızı yerleştirin. Yine nemlendirdiğiniz patın üzerine kalan kremayı döküp pastanın her tarafını kaplayın. 3-4 saat kadar pastayı buzdolabında bekletin ve kremanın iyice donmasını sağlayın.


Pastayı dolaptan çıkarıp İsviçre merenginin 1/3 ünü ayırıp kalanı ile pastanın bütün yüzeyini spatula yardımıyla kaplayın. Kalan merengi parmak uçlarınızla azar azar alıp pastanın üzerine tepecikler olacak şekilde serpiştirmeye çalışın. Veya pastanın üzerine yaydığınız merengi parmak uçlarınızla çekerek de aynı görüntüyü verebilirsiniz.
Sıra işin en eğlenceli kısmına geldiğinde kızım ve oğlum da sırayla ellerine pürmüzü alıp alazladılar. Bu iş çok hoşlarına gitti. Sanırım bundan sonra bu tür merengli pastalar bizim evde daha sık yapılacak.
Merengin çok tatlı bir kaplama olduğunu bilmeme rağmen dekoratif görüntüsü çok hoşuma gittiği için yaptım. Ben merengli kısmını sıyırarak sadece pastanın iç bölümlerini yedim. O halde bile tadını çok beğendim. Şimdiye kadar yaptıklarımdan daha farklı bir görüntü olduğu için ev halkı tarafından da beğenildi.
Umarım sizler de beğenirsiniz.

Ağız tadınızın eksik olmadığı lezzetli ve bol güneşli güzel bir hafta dilerim.




















22 Nisan 2010 Perşembe

BEBEK KARŞILAMASI PASTA VE KURABİYELERİ

Tatilden döneli epey bir vakit oldu ancak misafirlerimiz, biriken ve yapılması gereken işlerimden dolayı bilgisayarın başına oturmaya ancak fırsat bulabildim. Yazdım yazacağım derken nerdeyse yirmi gün olmuş son iletiden bu yana. Biraz günah çıkartmak gibi olduysa da yaşımdan mı yoksa baharın getirdiği yorgunluktan mı bilemiyorum ama yapmak istediğim planladığım işlere bir türlü yetişemiyorum. Ruhum yaşlandığımı kabul etmese de bedenim sürekli arazlar vererek başıma vurur gibi hatırlatıp duruyor.
Neyse, bu tür sızlanmalarla başınızı şişirmeden konuya geçeyim.
Pasta ve kurabiyeler benim ilk kez sipariş alarak yaptığım bir bebek karşılaması(baby shower)içindi.

Komşumun kızı Serlinin bebekler için kutlama organizasyonları yapan bir firma kurduğunu kasım ayındaki bir iletimde bildirmiştim. Geçtiğimiz cuma günü çok özenle ve emek vererek hazırlandığı bir bebek karşılaması için benden de pastasını ve kurabiyelerini yapmamı istedi.

Pasta ve kurabiye yapmak bana çok keyif verdiği için zevkle kabul ettim.İstek üzerine pastayı bol çikolatalı ve fıstık krokanlı olarak yaptım.30 kişilik olan pastada kız bebekleri için klasikleşen uçuk pembe aynı zamanda partinin de ana rengiydi. Pembe ve beyaz olarak düzenlenen masa ve örtüler, bebek şekerleri ve daha pek çok ayrıntı Serli tarafından gözden kaçırılmamış ve muhteşem bir organizasyon gerçekleştirmişti.


Yaklaşık bir ay sonra dünyaya gözlerini açacak olan Beren bebeği anne ve babası başta olmak üzere tüm aile bireyleri heyecan ve özlemle bekliyorlar. Ben de anne ve babayı kutluyor Beren'e sağlık, mutlulukla dolu uzun bir ömür diliyorum.
En kısa zamanda birikmiş tariflerimi paylaşmak üzere sevgiyle kalın.

3 Nisan 2010 Cumartesi

FRAMBUAZLI VE MUZLU ŞARLOT VE KISA BİR ARA

Geçen hafta bir arkadaş toplantısına giderken yapıp götürdüğüm pastanın fotoğrafı ile küçük bir ara vereceğimi duyurmak istedim.
İstanbul dışında ve bilgisayara erişimimin mümkün olmayacağı birkaç gün geçireceğim için bloğumdan ve sizlerden uzak kalacağım. Dönüşte görüşmek ve tarifini paylaşmak üzere şimdilik hoşçakalın.
Sevgiler,

Yönetici Giriş Paneli


Special design for Işıl'ca Tatlar by GeCe