25 Aralık 2011 Pazar

SALATA DEKORLARINDAN ÖRNEKLER

Bir önceki iletimde bazı salataların üzerinde sebzelerden yaptığım dekorlar yer alıyordu. Blogcu arkadaşlarım özellikle pırasaya palmiye şeklini nasıl verdiğimi anlatmamı rica edince bunları bir videoya alıp yayınlamak istemiştim. Ancak videoya aldığım halde bir türlü sayfama ekleyemeyince bu kez çok detaylı fotoğraflarla anlatayım dedim. Bu tür süslemeleri arkadaş sofralarımda da yaptığımda çok beğeniliyor ve yapımını her seferinde anlatıyordum. Böylece artık sadece blogcu arkadaşlarıma değil görüştüğüm arkadaşlarıma da büyük faydası olacağını düşünerek bu iletiyi hazırladım.
Anlatma kısmı bir hayli güç olacağı için bol bol fotoğraf çekip görsellerden faydalanalım diye düşündüm.
Aşağıda gördüğünüz uçları serbest olarak yaptığım bir palmiye modeli. Bunu anlatmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Bu yukarıda gördüğünüz ise uçları kesilmemiş pırasan yapılan bir çalışma. Yani merak uyandıran bu modeldi.
Bunun için pırasanın beyaz kısmında yaprakları birarada tutan köklerinin bağlandığı kısmın kesilmemiş olması gerekiyor. Sanırım fotoğraf ne demek istediğimi anlatıyordur. Pırasanın ince olmaması, hatta mümkün olduğunca kalın olması çalışmanızı kolaylaştıracağı gibi daha fazla dikey kesime olanak sağlayacağından sık dallı bir palmiye yapımına uygun olur.
Pırasadan yaklaşık 15 cm. uzunluğunda bir parça kesin ve yukarıda gördüğünüz gibi 10 cm. boyunca pırasayı dikine önce ikiye, sonra dörde, daha sonra da pırasanızın kalınlığına bağlı olarak kesebildiğiniz kadar aynı ölçülerde dikine kesin.
Yukarıdaki gibi.
Sonra kesmediğiniz orta yerden bir elinizle sıkıca kavrayarak diğer elinizin işaret parmağını alt bölümünden içeriye sokarak yavaş yavaş iteklemeye başlayın.
İtekledikçe diğer ucundan yukarıya doğru çıkan bölüm pırasaya palmiye görünümü verecektir. Bu haliyle alt kısmından bir çöp şiş takıp sabitleyebilirsiniz. Pırasanın canlılığını yitirmemesi ve kapanmaması için içi buzlu su dolu olan büyükçe bir kaba koyup servis zamanına kadar orada bekletebilirsiniz.

İsterseniz küçük bir vazoda çiçek muamelesi yapabileceğiniz gibi yukarıda gördüğünüz yine turp ve havuçdan yaptığım başka bir dekorla da kullanabilirsiniz.
Turp ve havuçlardan yaptığım bu çiçek için orta kalınlıkta 7-8 cm boyunda bir havuç parçasına çiçeklerin dip kısımlarının girebileceği kalınlıkta dört bir yanına yukarıda gördüğünüz gibi çentikler açılır. Çok ince olarak kesilmiş turpları (ince kesebilmek için uç kısmı çok geniş olan salata soyucularından faydalanabilirsiniz) aşağıdaki gibi kesip çiçek yaprakları modeli verilir.
Benim salata soyucumun uç kısmı dar olduğundan yeterli inceliği veremedim ve bir hayli kalın oldu yapraklar.( En kısa zamanda geniş ağızlı olanlarından bir tane almalıyım)Bu çiçek yaprakları havuçta açılan çentiklere yerleştirilerek çiçek modeli verilir. İsterseniz bu çentikleri iki sıra bu örnekte olduğu gibi alt kısmına da yine havuçtan yapılmış yaprakları yerleştirebilirsiniz.



Aşağıda da havuçtan yaptığım çok basit bir çam ağacı modeli var.
Yine fotoğraflardan destek alarak anlatmaya çalışayım. Orta boyda ve kalınlıktaki havucun uç kısmı bir kalem ucu gibi yontularak sivriltilir. Sonra uç kısma yakın bir yerden önce enine kısa bir kesik atılır. Sonra bir merdiven basamağı şeklinde verevine kesilerek küçük parça ordan çıkarılır.
Yukarıya kadar bu şekilde devam edilir. Sonra tam tersi yönünde de aynı işlemler yapılır. Benim kesiklerim bitmek üzere olan fotoğraf makinası şarjı nedeniyle heyecandan pek düzgün olmasalar da sizler daha iyisini yapabilirsiniz.
Sonuçta yukarıda gördüğünüz bir model çıkacak ortaya.
Şimdi de havucu şekilde gördüğünüz gibi tahtaya yatırıp uç kısmından başlayarak çok ince bir şekilde boylu boyunca kesmeniz gerekmekte. Bu aşamada bıçaklarınız ne kadar keskin olursa işiniz o kadar kolaylaşacaktır.
Çiçek yapayım, palmiye yapayım derken epey bir sebze kırpıntısı oluştu.Bunları da değerlendirmek isteyince böyle bir yemek çıktı ortaya. Aslında yumurtalı pırasa kavurması pek sık yaptığım bir yemek olmasına rağmen bu kez havuçlu ve turplu olarak daha da renklenmiş bir şekilde masamıza geldi.
Süslemelerden sonra kalan pırasaları, havuçları ve bir miktar turpu çok az zeytinyağında soteledim. Üzerine deniz tuzu ve değirmenle çektiğim karabiberi ekledikten sonra bir kasede iki kaşık sütle çırptığım 2 adet yumurtayı sebzelerin üzerine boca ettim. Alt tarafı hafif kızarınca
balık tavasının kapağından faydalanarak ters çevirdim ve bu yüzünü de iyice kızarttıktan sonra
servis tabağına aldım. Köfte ve bulgur pilavımızla birlikte sebze ihtiyacını karşılayarak öğle yemeğimize eşlik etti.
Yaklaşmakta olan yeni yıl sofralarınız için şık sunumlar yapmak isterseniz yapımı anlatmasından daha kolay bu dekorasyon fikirleri umarım işinize yarar.
Bu yıl bitene kadar bir ileti daha yazabilir miyim veya bir yeni yıl pastası yapabilir miyim bilemiyorum ama;
Tüm dostlarıma sağlık, mutluluk ve huzur içinde geçirecekleri mutlu seneler dilerim.
Ağız tadınızın eksik olmadığı nice seneler...

8 Aralık 2011 Perşembe

PIRASALI PATATES SALATASI VE DİĞERLERİ

Sağlıklı beslenme düzenine geçince pişirdiğim sebze yemeklerinin yanı sıra bol yeşillik içeren çeşitli salatalar da soframızda yer alıyor. Zaman zaman eşimin ve kızımın yakında meeee lemeye başlayacağız serzenişlerini dikkate alarak geçen gün değişiklik olsun diyerek bu patates salatasını yaptım.
Madem ki bir salata tarifi yapacağım; fotoğraf albümümde uzun zamandır yer alan, kimisini herkesin bildiği şeyler, kimisini bir ileti konusu olmayacak kadar basit diye nitelendirdiğim; beklemekten artık nerdeyse benim bile unuttuğum birkaç salatanın tarifini veya bir iki püf noktasını paylaşmaya karar verdim. Bir de böylesine toplu bir salata dosyası yaklaşmakta olan yılbaşı akşamı için çeşitlilik arayanlara da fikir verebilir diye düşündüm.

Pırasalı Patates salatası
6-7 adet patates haşlanır, kabukları soyulduktan sonra istenilen büyüklükte doğranır. Orta boy bir tavada 1 adet yemeklik doğranmış soğan ve 2-3 adet yine ince doğranmış köy pırasası 2 kaşık sızma zeytinyağında hafif sotelenir. Bir tatlı kaşığı dolusu hardal, 1 çorba kaşığı mayonez, 1 çorba kaşığı krema veya 2 kaşık süt, yarım limon, tuz, karabiber, kırmızı biber, kimyon karıştırılır ve bütün malzemeler patateslerle buluşturulur.

Tavuklu göbek salata da ise; kemiksiz bir tavuk göğsü haşlanıp büyükçe parçalara doğranır. Göbek salata yıkanıp iyice kurulandıktan sonra (sebze kurutucular bu işi çok iyi yapıyor) istenilen miktarda büyük parçalara bölünmüş cevizle karıştırılır. Yine sızma zeytinyağı, 1 limon suyu ve 1 tatlı kaşığı hardal ve tuz bir kasede çırpılıp salatayla buluşturulur.
Taze börülce ve deniz börülcesi yaz aylarının sebzeleri olmasına rağmen geçenlerde pazarda küçük demetler halinde satılan deniz börülcesi gördüm. Almadım fakat görünce özlediğimi hissettim. Fasulye börülce yaz aylarında şoklayıp derin dondurucumda yer alıyordu. Buzlarını çözdürmeden kaynamakta olan suya atıp haşlayarak hazırladım. Deniz börülcesi ise yazın her hafta pişirdiğim ve çok severek afiyetle yediğimiz arşivden bir salatanın fotoğrafı. Biz bunları salata olarak adlandırsak ta Bodrum'da komşumuz olan Gönül abladan öğrendiğim kadarıyla onlar buna ekşileme diyorlar. Her ikisinde de sos yapımı aynı olmakla birlikte bütün özelliğinin bu sosun Egelilerin deyimiyle ağartılmasıymış. Şöyle ki;
Börülcenizin miktarına bağlı olarak sarımsak ( benim tercihim bol sarımsaktan yanadır)önce havanda çok iyi dövülür. Dövülmüş sarımsakların üzerine önce sızma zeytinyağı eklenir ve beyazlayana kadar çatalla kuvvetlice çırpılır. Bu iş epey bir kol gücü gerektirdiği için ben en küçük rondomu sadece bu iş için kullanıp bu işi orada yapıyorum. Beyazlamış olan sosa bu kez de limon veya sirkesi eklenip biraz daha çırpılıp, tuzu eklenir. Sonrasında da börülcelerle buluşturulur.
Aslında bu salatalar hepinizin bildiği şeyler. Fakat bu sosda olduğu gibi bir iki küçük ayrıntıyı paylaşmak istediğim için bu iletide yer aldılar.

Yukarıda gördüğünüz turp otu da yine aynı sosla hazırlanan bahar aylarında çıkıp ömrü çok kısa olan nadide sebzelerimizden biri. Geçen baharda pazarda tesadüfen görünce hemen almıştım.
Mantar salatası ise Beylikdüzünde oturan bir Tüyap kitap fuarı dönüşünde ziyaretlerine gittiğimiz arkadaşım Ayşenin bizlere yaptığı bir çeşitti. Ben de ara sıra yapıyorum ama kendi yaptığımın fotoğraf kalitesini beğenmediğim için arkadaşımın bizlere yaptığının fotoğraflarını paylaşayım istedim sizlerle.
Brokoli salatası da yine kış aylarında çok sık yaptığım ve oğlum dışında evde herkesin çok sevdiği bir salata çeşidi. Kaynar suya atıp çok az haşlayıp daha sonra buzlu su dolu bir kapta şoklayarak pişirdiğim brokoliler yine daha az sarımsak, zeytinyağı ve limondan oluşan sosla birleşince çok da faydalı bir salataya dönüşüyor. Bunu yayınlamamın sebebi ise pırasalardan yaptığım palmiye dekoru içindi.
Her nekadar kardeş sayılsalar da bazen karnabaharla aynı şeyleri yapıp masada farklı bir görüntü ve lezzet yakalamaya çalışanlar için güzel oluyor.
Yarım kilo kabak ve bir çay bardağı pirinç ve dereotuyla yaptığım kabak salatası bahar aylarında taze çıkmış kabaklarla olunca daha da lezzetli oluyor. Hem çok hafif hem de kabağın zayıflatıcı özelliğinden dolayı çok sık yapılmalı diye düşünüyorum.
Daha önce Waldorf salatası olarak tarifini verdiğim bizim kereviz salatası olarak adlandırdığımız bu çeşidi ise yılbaşı akşamı için farklı sunumlar yapmayı düşünenler için bir de bu şekliyle yer alsın istedim. Tarif, salatalar bölümünde Waldorf adıyla yer almaktadır.
En nihayetinde oğlumun severek yiyebileceği bir salataya geldik. Gerçi kendisi bu sene 5 yıllığına Fransaya üniversite eğitimi için gitse de bu salatayı yerken hep onu hatırladık. Şimdi yalnız başına en çok yapıp yediği şeyin bu olduğunu bilmesem diğer sevdiği şeyler gibi bu da boğazıma dizilirdi ya bu salata için bunu söyleyemiyorum.
Yine göbek veya kıvırcık salata, roka üzerine bir kutu ton balığı konservesi, kornişon turşu ve kapari turşusuyla bir dilim tam buğday ekmeğiyle tam bir mönü oluşturulabilir.
En alttaki iki salata fotoğrafını yanlışlıkla silmişim. Onları da daha sonra yayınlarım artık.
Ağız tadınızın eksik olmadığı afiyetli günlere...
 
Bu blogun tasarımı PD tarafından yapılmıştır.