19 Nisan 2009 Pazar

YEMEKNAME BULUŞMASI VE EVDE YOĞURT-TEREYAĞ YAPIMI

Yemekname buluşması


Sevgili Devletşah'ın yayın hayatımıza getirdiği yeniliklerden birisi olan Yemekname dergisini ilk sayısından beri zevkle okuyor, böyle bir dergide yazan ve emeği geçen arkadaşlarımı da çok merak ediyordum. O nedenle, sevgili Devletşah'ın düzenlediği bu daveti sevinerek kabul ettim.

Cumartesi günkü Yemekname'nin ilk toplantısına katılmak ve yazarlarıyla tanışıp, sohbet etmek benim için çok güzeldi.
Ayşem(Peteçe'den Notlar) dışında daha öncesinde bizzat tanıştığım kimse olmasa da sevgili Devletşah, Gül Fatma, Elif, Handem, Müge Cerman, Nilay(Mutfak Sırları), Berrin (Gıda Güncesi), Serra ve daha sonra aramıza katılan yine Yemekname yazarlarından Işıl ve eşinin sımsıcak dostluk ve sohbetleriyle kendimi ortamda hiç yabancı hissetmedim.

Ortamımızı daha sıcak yapan Ayşem'in minik oğluşu Batuhandı. Öyle sevimli, güler yüzlü ve hareketliydi ki nöbeti sırayla devralan herkes bir süre sonra pes etse de o hiç durmadan kendi kendine oyunlar buluyor, hopluyor, zıplıyor, düşüyor, kalkıyor, gıkı çıkmıyor, top oyunlarının her türlüsünü biliyor (voleybol, futbol, istop) cafede oturan onca insanı kendine hayran bırakıyordu.



Fotoğraflarının yayınlanması konusunda arkadaşlarımın iznini almayı unuttuğum için o gün bana adeta gençlik aşılayan, enerji veren Batuhan'ın fotoğraflarını seçtim (Çocuk sevmeyi çok özlemişim ben).
Böylesine güzel bir gün için önce Devletşah'a sonra da arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.


Şimdi de yoğurt yapımının o günle ne alakası var diyeceksiniz değil mi?
Yemek yazarlarının ve blogcularının buluştuğu bir gün de konuşulan konu yine yemek ve mutfaktı. Sohbet sırasında evde yoğurt ve yağ yaptığımı öğrenen Devletşah, bunu neden bloğunuzda yayınlamıyorsunuz deyince araya zaman girmeden paylaşayım istedim.
Son zamanlarda marketlerde satılan yoğurt ve sütlerle ilgili olarak basında çıkan yazılar beni çok huzursuz ediyor ve çözüm yolları arıyordum. Evime çok uzak olmasına rağmen Feriköy organik pazarındaki köylülerden almak gibi çözümler düşünürken, yaklaşık bir ay önce sevgili Münevverciğimin (Nane ve Limon) tavsiyesi ile tanıştım Silivri'deki Gündönümü çiftliği ile.
Aysun hanım ve eşinin Silivride kurdukları Gündönümü adını verdikleri çiftlikten kapıma kadar bizzat Aysun hanım'ın getirdiği süt, bana yıllardır unuttuğum bu lezzeti içme ve yaptığım yoğurtları,tatlıları yeme fırsatı sunuyor. Üstelik de sürekli veteriner tarafından takipte olan ineklerden temin edilen sütleri içimiz çok rahat olarak içiyoruz .
Fikir Sahibi Damaklar'ın sahibi Defne Koryürek ve Sibel (Sibel'in Kahvesi)bloglarında uzun uzun yer veriyorlar bu süt ve çiftlik hakkında. İsteyen arkadaşlarım onların bloglarından çok daha ayrıntılı bilgilere ulaşacaklardır.

Katkısız ev yapımı yoğurt
1) Çiğ olarak aldığım sütü, kaynama noktasından sonra orta ateşte kepçe ile sürekli karıştırarak hatta kepçeye sütü alıp tepeden tekrar tencereye boşaltıp, karıştırarak 15-20 dakika kaynatıyorum. Taşma ihtimalini gözönünde bulundurarak kesinlikle başından ayrılmıyor, hatta bakışlarımı dahi başka yöne çevirmiyorum.
2) Yoğurdun mayalanması için evin serin olmayan bir ortamına gerekli olan battaniye veya kalın örtüleri serip yerini hazırlıyorum. Yoğurdu yapacağım kap veya kapları üstüne yerleştirip sütün bütün kaymağını da bu kaplara boşaltıyorum.(Çünkü daha sonra bu kaymaklardan tereyağı yapıyorum)
3) En önemli konu mayalanma ısısı. Mutfak termometreniz varsa 50 - 55 derece arasındaki ısı en ideali. Olmadığı durumlarda serçe parmağınızla test edeceksiniz. Parmağınızı daldırıp 12 'ye kadar saydığınızda dayanabiliyorsanız yoğurdunuzu mayalayabilirsiniz.
4) Önemli bir konuda yoğurdunuzu yaparken kullanacağınız maya. Hazır olarak satılan endüstri tipi yoğurtlarla maya olmuyor. Bulabilirseniz ev yapımı yoğurt, bulamazsanız prebiyotik yoğurtlarla mayalayabilirsiniz. Mayanızı bir tabakta kuvvetlice karıştırın, pütürlükler kalmasın. Koyu bir ayran kıvamında olsun. Mayanız çok soğuksa bir kaşık su veya süt ile ılınmasını sağlayın.
5) Kabınızın büyüklüğüne bağlı olarak her bir kabın içine bir veya iki çorba kaşığı yoğurdu ekleyip, kaymağının dibine çökmesine izin vermeyecek şekilde bir iki karıştırıp kapaklarını tam kapatmadan aralık bırakarak kalın örtülere sarıp sarmalayın.

Sardığınız yoğurtlarınızı 3,5-4 saat sonra açabilirsiniz. Eğer sütün soğukluğundan veya odanın ısısından kaynaklanan bir sorun varsa mayalanma tam gerçekleşmemiş olabilir. Böyleyse, sarıp biraz daha bekletebilirsiniz.
Mayalanan yoğurdunuzu ağzı tamamen açık bir şeklide sarsmadan buzdolabına koyun ve o gün için kullanmayın. Çünkü bekledikçe yoğurdunuz daha sertleşecek ve istenilen kıvama gelecektir.
Burda bir iki püf noktası vereyim. En güzel yoğurtlar çömleklerde yapılanlar oluyor. Eğer varsa
bu tür bir çömlek kullanın. Yoksa da borcam veya yine cam olan başka kaplar en sağlıklısı.
Bir diğer konu da ev yapımı yoğurtlar lezzetli ancak hazır aldıklarımız gibi çok sert olmayan yoğurtlardır.Bölündüklerinde daha hızlı sulanırlar. Mümkünse büyük bir kapta hepsini bir kerede yapmak yerine daha küçük birkaç kapta yaparak, birer öğünlük olarak, sulanmasına meydan vermeden tüketebilirsiniz.



Evde Yayık Tereyağ yapımı
Yoğurtların üzerine koymuş olduğum kaymakların hepsini blendıra koyup yağın daha kısa sürede toplanması için 1 bardak sıcak su biraz da oda ısısındaki suyu ekleyip makinayı çalıştırıyorum. Sürenin sonunda kapağı açıp kontrol ettiğimde, yağlar üstte toplanmamışsa biraz daha çalıştırıp toplanmasını sağlıyorum. Üste çıkmış olan yağları bir kaşıkla toplayıp bir kaseye alıyor, bu kez de buz gibi soğuk su ile yağı bastıra bastıra içindeki ayranlarının çıkması için birkaç kez yıkıyorum. Ayranı çıkmış olan ev yapımı yağımızı kahvaltılarımızda çocuklarımıza afiyetle yedirebiliriz. Tabi blendırda kalan yayık ayranları da benim gibi kolesterol ve lipitleri yüksek olanlar için bulunmaz bir nimet.


Güzel ve ağız tadınızın bol olacağı bir hafta diliyorum.

15 yorum:

pelin'ce dedi ki...

Işıl buluşma harika geçmiş,çok mutlu oldum sizin adınıza.Yoğurt ve tereyağ enfes olmuş,ahh keşke ben de bu beceriyi gösterip yapabilsem.Bizim evde çok fazla süt ve yoğurt tüketiliyor.Hergün 1 kilo süt 1 kilo yoğurt yeniliyor. Evin erkeklerin yedikleri içtikleri sadece bunlar çünkü :))
Bu bilgiler hazine kadar değerli,ellerine sağlık..

Güzel bir hafta diliyorum..

derya dedi ki...

Canımmm ne mutlu sana bazı dostları
yakından tanımış oldun.Muhteşem bir
gün geçirmişsiniz.Yoğurt ve tereya
ğa gelince tek kelimeyle muhteşem..
Ellerine,emeğine sağlık kocaman sev
giler...

tarifsiz tarifler - ipek dedi ki...

Evde ben de yoğurt yapıyorum tabi ki daha cıvık oluyor. Ben mayaya bir kaşık bal katıyorum, biraz daha katı oluyor.
Bilgiler ve püf noktaları için teşekkürler.

pecete dedi ki...

Teşekkür az kelime. Segiler en çoğundan

mujdenin denemeleri dedi ki...

Işıl Ablacığım ne güzel vakit geçirmişsiniz.İmrendim doğrusu.
Keşke benim oğlum da evde mayalanmış yoğurtları sevse de ben de hep yapsam ama nafile.:((
Mutlu haftalar...

IŞILCA TATLAR dedi ki...

Pelin'ciğim,

Güzel bir toplantıydı gerçekten de.
Teşekkür ederim.

Evde böylesine süt ve yoğurt tüketilmesi onların sağlıklı büyümeleri açısından çok güzel.
Çok ayrıntılı anlattım hiç denememiş olanları düşünerek. Beceri gerektiren bir şey değil inan, çok rahatlıkla yapabilirsin sen de.
Ben de sana güzel bir hafta dilerim.

Sevgilerimle,

IŞILCA TATLAR dedi ki...

Derya'cığım,

Teknolojiden yeterince faydalanamayınca yüz yüze görüşme isteği ağır basıyor. O nedenle olsa gerek kim, nerde bir toplantı düzenlerse gitmeye çalışıyorum.

Benden de sana kucak dolusu sevgiler,

IŞILCA TATLAR dedi ki...

İpek'ciğim,

Senin de ellerine sağlık. Gençler bu kültürle büyümedikleri için bilmiyorlar veya zamanları olmadığı için yapamıyorlar. Ama ne güzel senin de yoğurt yapıyor olman.
Mayaya bal ekleme işini hiç duymamıştım.Paylaştığın için teşekkür ederim. Bu hafta bir tanesini böyle deneyeceğim, farkı sana yazarım.

Sevgiler,

IŞILCA TATLAR dedi ki...

Benden de sana ve Batu'ya çok çok sevgiler Ayşem'ciğim.
Batu'nun fotoğrafları günlüğüme renk ve neşe kattı. Bundan emin ol.
Ne zaman istersen bana bırakabilirsin onu.

Sevgilerimle,

IŞILCA TATLAR dedi ki...

Müjde'ciğim,

Çok teşekkür ederim.
Belki biraz daha büyüdüğünde sağlıklısının evde yapılan olduğunu anlatırsan deneyebilir.
Benim oğlum da önce biraz mızıkçılık yaptı ama eve başka yoğurt almayınca mecburen yedi. Hatta şimdi çok seviyor.
ben de sana güzel bir hafta dilerim.

Sevgilerimle,

Burçin'in Denemeleri dedi ki...

Her yaptığını hakkını vererek yapma özelliğine bayılıyorum... Ne güzel anlatmışsın. Ben de yoğurdu evde yapıyorum aynen senin usulün ile. Bu ara mevsimi olduğu için ve çok daha faydalı olduğu için keçi sütü ile mayalıyorum.
Ellerine sağlık Işılcığım. Öpüyorum çok.

Damak Tadı dedi ki...

Bizde önceden kendi yoğurdumuzu kendimiz yapardık..Şimdilerde unuttuk sanırım..))

Kaymaklarını değerlendirmen ne güzel olmuş..Ellerine sağlık canım..Sevgiler..

Devletsah dedi ki...

Merhaba;

İyi ki geldin de tanışabildik. Dün akşam eşime tereyağı nasıl yapılır onu öğrendim diye anlatıyordum. Bugün yazdığını gördüm çok sevindim. Artık daha rahat yaparım :)

birdutmasali dedi ki...

Marifetli Işılım..
her parmağından lezzet ve beceri akıyor maşallah.
bana eski günlerimi hatırlattın GÜLcüğümün dediği gibi..
her şey evden,
her şey elden olurdu.
AFİYET OLSUN CANIM.
ELLERİNE SAĞLIK.
ÇOK SEVGİLER

yasemin dedi ki...

MERHABALAR,
maalesef günümüzde hiçbir şeyin tadı yok. teeyağ da bunlardan bir tanesi. tarifiniz için teşekkürler. ancak "yoğurdun üzerine koymuş olduğum kaymak" cümlesini tam anlayamadım. yoğurt yapıldıktan sonra üzerinde oluşan kaymağı mı kastediyorsunuz?
teşekkürler, sevgiler